Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Süt Dişleri Neden Önemlidir?

  

Daimi dişlerin sürme zamanları gelene kadar süt dişlerinin sağlıklı bir şekilde ağızda korunması, çocuk hastanın konuşma ve yemek yeme alışkanlıklarının doğru şekilde oluşabilmesi yanında estetik ve çiğneme fonksiyonlarının etkili bir şekilde gerçekleştirilebilmesi açısından son derece önemlidir. Bu gibi etkenlerin yanında süt dişlerinin korunması, ileride sürecek daimi dişlerin sağlığı ve daimi dişlerin çene kavsi üzerine doğru bir şekilde yerleşmelerini sağlayarak yüz ve çene gelişimine yardımcı olur, yüzün yüksekliğini ve şeklini etkiler. Bunun yanında büyük emek ve sabır gerektiren ortodontik tedavi gerekliliği de azaltabilmektedir. Sağlıklı, çürüksüz süt dişleri daimi dişler için sağlıklı bir ortam hazırlar.

Dişler İlk Ne Zaman Çıkar?

Genellikle ilk süt dişleri ağızda 6-12 aylar arasında belirir. Ancak bazen ilk diş üçüncü ayda erkenden ortaya çıkarken, bazen de on beşinci ay, hatta sonrasına sarkabilir. Dişlerin çıkışı genellikle kalıtsal düzene uyar, yani sizin veya eşinizin dişleri erkenden çıkmışsa bebeğinizde de aynı şekilde olması olasıdır. Dişlerin sürmesi çocuğunuzun beslenme düzeni ve vücut gelişimi ile de paralel gitmektedir.

Dişler Çıkarken Neler Olur?

  

Diş çıkarma belirtileri dişlerin kendisinden iki-üç ay önce ortaya çıkabilir. Bu semptomlar çocuktan çocuğa değişir ve aslında bunların neler oldukları ve ne kadar ağrı verdikleri konusundaki görüşler de doktordan doktora değişmektedir. Ancak genellikle diş çıkaran bir bebeğin şu tecrübeleri yaşayabileceği kabul edilmektedir.

 

Salya Artışı: Birçok bebek iki buçuk-üç aylıktan başlayarak salya akıtır. Diş çıkarma bunu bazı bebeklerde diğerlerine göre daha çok arttırmaktadır.

Çene ya da yüzde kızarıklık: Bol salya akıtan bir bebekte, çenede ve ağız çevresinde sürekli salya temasının yarattığı tahrişe bağlı olarak deride kızarıklık ya da çatlakların oluşması şaşırtıcı değildir. Bunu önlemek için gün boyunca periyodik olarak salyayı nazikçe silin, bebeğiniz uyurken akan salyayı emmesi için de yatak çarşafının altına bir havlu koyun. Deride kuruma belirdiğinde yumuşak bir deri kremi ile o bölgeyi sürekli nemli tutun.

Hafif öksürük: Aşırı salya bebeğin zaman zaman tıkanmasına ve öksürmesine yol açabilir. Bebeğiniz soğuk algınlığı, nezle ya da alerji belirtileri göstermiyorsa bunda endişelenecek bir durum yoktur. Bebeklerin dikkat çekmek ya da ses repertuarlarını zenginleştirmek için öksürüğü sürdürmeleri sık görülen bir durumdur.

Isırma: Diş çıkaran bir bebek eline geçen her şeyi -bu kendi eli, oyuncağı, annesinin memesi, yabancı birinin parmağı olabilir- ağzına sokarak dişetlerini rahatlatmaya çalışır.

Ağrı: Çıkmakta olan bir dişin baskısı altında dişetinde enflamasyon gelişir. Bu durum bazı bebeklerde dayanılmaz ağrılara yol açarken bazılarında hiç sorun oluşturmayabilir. İlk diş ve azı dişleri çıkarken en fazla sıkıntı yaratan dişlerdir.

 Huzursuzluk: Enflamasyon arttıkça ve keskin diş yüzeye yaklaştıkça bebeğin dişetindeki ağrı sürekli bir hal alabilir. Kronik ağrısı olan herkes gibi sıkıntılı olabilir ve kendi normal halinden uzaklaşabilir. Bu huzursuzluk bazen haftalar boyunca sürebilir.

Beslenmeyi reddetme: Diş çıkarmakta olan bir bebek beslenmeyi reddedebilir. Katı yiyeceklere başlamış olan bir bebek bir süreliğine bu yiyeceklere karşı olan ilgisini yitirebilir. Ancak bu sizi endişelendirmemelidir. Çünkü bebeğiniz sıvı gıdalardan da gerekli besinleri alır ve dişi çıktıktan sonra iştahı yerine gelecektir.

İshal: Bunun diş çıkarma ile olan ilgisi çok şüphelidir. Bazı anneler her diş çıkardığında bebeklerinin ishal olduğunu söylerler. Bazı doktorlar büyük olasılıkla artmış tükrük salgısı nedeniyle diş çıkartma ile bağırsak hareketleri arasında bir bağlantı olduğunu düşünürler. Bazı doktorlar ise böyle bir bağlantının olduğunu kabul etmek istemezler; belki de annelerin her ishali diş çıkarmaya bağlayarak önemli gastrointestinal bozuklukların göz ardı edilebileceğinden çekindikleri için böyle davranırlar. Diş çıkardığı dönemde bebeğinizin dışkısının sulu olabileceğini bilin ama iki dışkılamadan daha uzun süren ishali mutlaka doktorunuza bildirin.

Ateş: Ateş de tıpkı ishal gibi doktorların diş çıkarmayla bağlantılı olduğu konusunda tereddütle yaklaştıkları bir belirtidir. Diş etlerindeki şişme nedeniyle 38 C°nin altındaki bir ateş diş çıkarmaya eşlik edebilir. Yine de bebeğinizin ateşi varsa diğer zamanlarda ne yapıyorsanız öyle davranın ve iki günde azalmazsa doktorunuza haber verin.

Uykusuzluk: Gece boyunca deliksiz uyuyan bebekler bile diş çıkarırken gece uyanmaya başlayabilir. Bu durumda hemen onu beslemeye çalışmayın. Bunun yerine kendi kendine tekrar uyumasını sağlayın. Gece uyanma da diğer problemlerde olduğu gibi ilk diş ve azı dişleri çıkarken daha fazla görülür.

Dişeti Hematomu: Bazan çıkan bir diş; dişetinde kanamaya neden olabilir, bu da mavimsi kırmızı bir leke olarak görülür. Bu hematomlar için endişelenmeye gerek yoktur fakat bebeğin canının yanmasına neden olur. Ayrıca ateş artışına da neden olabilir. Kendiliğinden iyileşmeyen hematomlarda dişin sürmesini hızlandırmak, hematomun ortadan kalkmasını sağlamak için diş hekimi müdahelesi gerekebilir.

Kulak Çekiştirme, Yanak Kaşıma: Diş etlerindeki ağrı sinir yolları boyunca kulak ve yanağa yansıyabilir. Bebeklerin kulak enfeksiyonu olduğunda da kulaklarını çekiştirdiklerini unutmamak gerekir. Bebeğiniz diş çıkarsa bile kulak enfeksiyonundan kuşkulanıyorsanız doktorunuza danışın.

Süt Dişlerinin Önemi Nedir?

Süt dişlerinin birinci görevi çocuğun düzgün beslenmesini sağlamaktır. Ayrıca konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığına bağlıdır. Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı dişler sürerken ona rehberlik etmektedirler.
 Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmakta ve dişlerin normal pozisyonları dışında sürmesi gibi ortodontik ve estetik problemlere yol açmaktadır.

Süt Dişlerindeki Çürükler Tedavi Edilmeli mi?

  

Vucudumuzun başka bir bölgesindeki enfeksiyon ne kadar tedavi edilmeli ise çürüklü süt dişleri de aynı hatta daha fazla önemle tedavi edilmelidir. Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, şişlik, ateş, koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu, apse ve benzeri enfeksiyonlar ile estetik bozukluklara yol açar.  Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş çürükleri, ileride dişlerde çarpıklık, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (sepsis, enfektif endokardit, eklem romatizması, menenjit vb.) sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, "nasıl olsa yerine yenileri gelecek" yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir. 

Fissür Örtücü (Fissür sealant) Nedir?

Fissür örtücüler, azı dişleri üzerindeki çürümesi muhtemel görünen oluklara uygulanan şeffaf veya beyaz renkte sıvı şeklinde dolgu maddelerdir. Diş minesine yapışarak çürük oluşumuna engel olur. Sıvı şeklinde olduğundan diş yüzeyindeki bu olukların içine tamamen akarak tutunur ve böylece diş yüzeyinden herhangi bir aşındırma işlemi yapmaksızın uygulanır ve yükseklik oluşturmaz.

Fissür Örtücüler (Sealantlar) Kimlere Uygulanır?

  

Fissür çürükleri henüz olgunluğuna ulaşmamış genç dişlerde daha kolay oluşur, bu nedenle özellikle daimi dişleri yeni sürmüş çocuklara uygulanmalıdır.

Diş üzerinde herhangi bir aşındırma işlemi yapılmadığından ağrısız bir işlemdir ve sadece birkaç dakika sürer.

Bazı durumlarda ise dişin çiğneyici yüzeyinin bir kısmında çürük oluşmuştur diğer kısımlar ise sağlamdır. Bu durumda çürük olan bölgeye dolgu yapılır ve kalan sağlam fissürleri çürüğe karşı korumak için fissür örtücü uygulanır.

Fissür Örtücüler (Sealantlar) Çürüğü Nasıl Önler?

Çocuğunuz dişlerini her gün fırçalayıp diş ipi kullansa bile, dişlerin üzerindeki girinti ve çıkıntılara bu temizleme ajanları ulaşamaz. Yiyecek artıkları ve bakteriler bu girintilere yerleşip diş çürüğü oluşturabilirler. Fissür örtücüler akışkan kıvamda oldukları için fissürlerin en derin noktasına kadar ilerlerler. Bu sayede fissürler en derin noktasına kadar kapanır. fissür sealantlar bu bölgeleri tıkayarak yiyecek artıkları ve bakterilerin yerleşmesini imkansız kılarlar.

Fissür Örtücüler (Sealantlar) Ne Kadar Süre Ağızda Kalır?

  

Fissür örtücülerin yıllar sonra bile %85-90 oranında dişler üzerinde kaldığı yapılan çalışmalarla ispatlanmıştır. Diş gıcırdatma ve sert gıdaların sıkça tüketilmesi Fissür Örtücülerin daha çabuk kırılmasına ve dişlerin üzerinden düşmesine sebep olabilir. Fissür Örtücülerin diş minesine bağlanma kuvveti, uygulama sırasında ne kadar iyi olursa diş üzerinde kalma ömrü de o kadar uzun olur. Öte yandan diş fırçalama ve beslenme alışkanlıklarının iyi olması da yapılmış fissür örtücülerin ömrünü arttırmaktadır.

Hangi Dişlere Fissür Örtücü (Sealant) Uygulanır?

Hedef olarak yüzeyinde en fazla girinti çıkıntıya sahip 1. ve 2. Büyük azı dişlerine yapılmakla beraber küçük azı dişleri, süt dişleri ve kesici dişlerin arka duvarlarına da uygulanabildiği durumlar mevcuttur.

Çocuklarda Diş Fırçalama Ne Zaman Başlamalıdır?

  

Bebeklerde ilk süt dişinin ağızda görünmesini takiben ağız bakımına başlanması gerekmektedir. Emzirmeleri takiben ıslak temiz bir tülbenti gazlı bez veya bu amaçla üretilmiş silikondan parmak fırçalar ile dişler üzerindeki süt veya ek gıda kalıntıları uzaklaştırılmalıdır. Çocuklarda ise sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişlerin ebeveyn  yardımı ile fırçalanması gerekmektedir.

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle ergenlik çağı sonuna kadar ebeveyn kontrolü iyi olur.

Çocuklar İçin Nasıl Bir Diş Fırçası Seçilmeli?

Çocuğun yaşına ve ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Diş fırçası fırça kılları aşınır aşınmaz (Ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir. 

Bebeğimin Dişleri Sürer Sürmez Çürüdü. Nedeni Ne Olabilir?

  

Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle gelen çiğneme basıncını karşılayamaz ve kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de erken çocukluk çağı çürükleri (biberon çürüğü) adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak laktoz yani şeker içerir. Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda çökelerek bakterilerin dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

Çocukların Dişleri Neden Çürüyor?

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır. Süt dişlerinin ağızda belirdiği ilk dönemlerde anne sütü veya mamaya bağımlı beslenme de özellikle ağız bakımının uygulanamadığı çocuklarda hızla çürüğe neden olabilmektedir. Devam eden çocukluk döneminde çürük potansiyeli yüksek olan şekerli gıdaların daha sevilerek tüketilmesi de diş çürüklerini davet etmektedir. Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamayabilirler. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir. Bir diğer sebep olarak; çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin ilgisi diş fırçalama alışkanlığını şekillendirir. Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir. 

Çürük Oluşumu Engellenebilir mi?

  

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı yada ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; "fissür örtücü" dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan "fissür" adı verilen oluklarda başlar.

Bahsettiğimiz malzemeyle çukurlu yüzeylerin üzeri kapatılıp, o bölgeye bakteri ve yemek artıklarının sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir. Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Bu amaçla uygulanan en etkin yöntem flor uygulamasıdır. Flor doğal diş yapısında zaten bulunan bir elementtir. Florun diş yapısındaki varlığı ne kadar çok olursa dişin çürüğe karşı direnci o kadar fazla olur. Bu sebeple jel veya cila formundaki flor takviyeleri diş hekimi tarafında çocuğun mevcut çürük durumu ve yaşına göre hesaplanarak periyodik olarak uygulanır.

Copyrights 2015 OLDCITYDENT Sitenin son düzenlenme tarihi:04/02/2015